Beynimi Arıyorum !

Paylaşmak için:

Kuran’ı çok dikkatli izlediğimizde, kendisinin her şeyi bilen, bilgelerin bilgesi olduğu kibrine kapıldığını görürüz.

Kaşının üzerinde gözün var diyene, demediği laf, etmediği hakaret kalmaz. İki okul çocuğunun benim babam, senine babanı döver kavgası gibi, işkence çeşitleri ve cehennem ile de tehdit eder durur.

Madem o kadar muktedirsin.

Rusya, K. Kore, Çin, İngiltere, TC, İsrail ve Amerika elebaşlarını topla bir yere, hepsini taştan heykel yap geç.

Milletin aklı ile de imtihan – sınav diye alay etme. Sınav ise, onca kavmi canlı-canlı niye helak ettin?

1400 sene önce de diri-diri bir karı kocanın (Ebu Leheb) ellerini kuruttum diye övünüyorsun. Söğüt dalı mı bu mübarek?

Şimdi şu bilgeliği azıcık kurcalayalım, bakalım neler çıkacak?

68 – Senin Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan kendine evler edin.(Nahl suresi)

Bu surede 67 de içki yapma sanatı ve zevki var, 69 da ise arının karın içi bal fabrikası gibi anlatılır.

Ne vahiy ettin kardeşim bal arılarına, Kuran’dan evvel bal arısı yok muydu?

Ama o bal arılarına nelerin tehdit olduğu konusun da tık dememişsin. Bu nasıl bir vahiy böyle?

Bal aralarına niye demedin, adına arı kuşu denen bir uçar tür var, bir de sizin yaşam alanlarınıza saldıran, sizleri toplu imha eden, eşek arısı cinsleri var diye?

Diyememişsin çünkü bu doğal gerçekleri bilmiyorsun.

Arıya vahiy olur mu ya?

Ya bunlar neci hafız?

97 – Söyle; her kim Cebrail’e düşman ise iyi bilsin ki, Kur’ân’ı senin kalbine Allah’ın izniyle kendinden önceki vahiyleri onaylayıcı, müminlere hidayet ve müjde kaynağı olmak üzere o indirdi.(Bakara suresi)

32 – Yine o inkâr edenler dediler ki: “O Kur’ân ona, hepsi birden indirilseydi ya”! Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle (parça parça indirdik) ve onu tane tane (ayırarak) okuduk.(Furkan suresi)

179 – Andolsun ki, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Onların kalbleri vardır, fakat onunla gerçeği anlamazlar. Gözleri vardır, fakat onlarla görmezler. Kulakları vardır, fakat onlarla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidirler. Hatta daha da aşağıdırlar.(Araf suresi)

Bir- en sık yemini en çok yalan söyleyenler ederler. Var mı buna bir itirazın?

İki- hani bal arılarına vahiy yollayıp, onları peygamber eylemiştin. Bu Araf suresin de hayvanlara niye hakaret ediyorsun?

Kalkmışsın, ‘’andolsun ki biz cehennem için cinler ve insanlar yarattık’’ diyorsun.

Başka yerlerde de yeryüzü yaşamı insanlar için bir sınav-imtihan merkezidir diyorsun.

Hal böyle ise, bunun ikisinden birisinin yalan olması gerekmez mi?

Yoksa her ikisi ya da hepsi mi yalan?

Bakara 97, Furkan 32 ve Araf 179 da Anatomi biliminin anasını ağlatmışsın.

Daha insanın neresi ile anlayıp, neresi ile ezberleyeceğini ve düşünüp, eyleme geçeceğini bilmiyorsun.

Kalkmışsın ben en üstün bilgeyim diye ahkam kesiyorsun.

Haa sen, Arapların beyinlerini apış aralarına koydu isen eğer, bizi onlarla karıştırma lütfen, bizim aklımız başımızda.

Ayıp, ayıp !

Tek görevi iki dolaşım sistemine kan pompalamak olan kalp, beyin diye dünyaya pazarlanır mı?

Sen bütün toplumları, kendi Arapların gibi beyinsiz mi sanıyorsun hafız?


Paylaşmak için:

İmgelerin Sisi

Ateistler Çağı insanlığın ve vicdanın yükselişe geçeceği çağ olacaktır. Çünkü uğruna propaganda ve savaş yapılacak bir din olmayacaktır...

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.