Bu Nasıl Bir Strateji?

Paylaşmak için:

Savaşların en temel özelliklerinden birisi ani baskın veya taarruzlardır. Her hangi bir yere yapılacak, hava veya kara harekatı, aylar evvelinden ve gece, gündüz dillendirilmez.

Amerika’nın yoğun destek verdiği Fırat ırmağının doğusun da Türkiye sınırı boyunca konumlanmışlar iken, bu ırmağın batısında ki Afrin’e hava ve kara gücü ile girmek, akıllara birçok soru getirmektedir.

Dünya kamuoyu algısının ötesinde ülke içinde bu durumu bir Kürt – Türk savaşı gibi görüp, gösterenler, ülke içerisinde Kürt düşmanlığı değirmenine su taşıdıklarının veya yangına benzin ile gittiklerinin farkındalar mı acaba?

İnsanlık tarihinin bütün savaşları incelendiğinde karşımıza savaşan tarafların, kendi halkları içinde gözü kör milliyetçiliğin hızla tırmanışa geçtiği görülecektir.

Son birkaç gündür sosyal medya da dolaşan paylaşımlara baktığımızda dinci faşistlerin bu Kürt düşmanlığını, o kör gözlü ve kindar milliyetçik üzerinden nerelere tırmandırdıklarını görüyoruz.

Suriye rejiminin vatan haini ilan ettiği güçlerden birisi (ÖSO) dur. Bir diğeri ise Esad’ın deyimi ile ‘’Amerika ile işt tutan PYD dir. Hem rejim ile birlikte hareket etmiyor, hem de rejimin hain ilan ettiği gurubun birisi ile diğerine saldırıyorsan, savaş taktikleri açısından burada çok kusurlu bir strateji var demektir.

Şu durumda gözlerden kaçmaktadır. Suriye rejimi Rusya’yı ülkesine resmen davet etmiştir. Amerika ise cebren girenlerdendir. Gerçekte rejim güçleri ve Rus kuvvetlerin davetsiz olarak Suriye topraklarında bulunan tüm güçlere, uluslar arası hukuka göre, saldırma hakkı vardır. Sıcak sahada bunun hiç yapılmaması düşündürücü değil mi?

Afrin’e o kadar birlik ile girer iken, Rusya’ya nasıl güveniyorsun?

Yarın Afrin ve başka yerlerde TSK’ni ters köşeye yatırmayacaklarının da bir garantisi yoktur.

Özellikle Amerika’nın bu konuda ki telkin ve uyarılarına baktığımızda, yanık et kokularını hissetmemek de bir aptallıktır.

Acaba o çakal Amerika Suriye topraklarında Türkiye’ye kendi başına gelen Vietnam kabusunu mu yaşatmak istiyor?

Bölgeyi tarif ve analiz ederken, buralarda olup bitenler birer vekalet savaşı diyeceksin, koluna cihadist dincilerle, kafatasçı faşistleri takıp, Afrin’e gireceksin, hal böyle iken, bu çepreşikliği nasıl izah edeceksin.

Çok ağır ekonomik yükünü geçelim, bu savaşın siyasal ve toplumsal yansımaları, olumsuz yönde ülke içine sirayet edeceği de bir gerçekliktir.

Bu savaşın söylemleri, bütün gerekçeleri, seçilen yer ve zamanlaması açısından akıllara yatmayan yalanlarla dolu gözükmekte..

Eğer ki, TSK o bataklıkta Amerika’nın birçok yerde yaşadığı hezimetleri yaşamak zorunda kalırsa, bu ülkenin içinde ki halklarıda anında karıştıracaktır. Böylesi bir vahşetin vebalini kim üstlenecek?

Bütün bunlar 2019 yılında yapılacak yerel ve genel seçimlere bir yatırım ise, diyecek bir şey bulamıyorum, bundan nemalanmak isteyen ve onlara yardım ve yataklık edenlere yazıklar olsun diyorum sadece..


Paylaşmak için:

İmgelerin Sisi

Ateistler Çağı insanlığın ve vicdanın yükselişe geçeceği çağ olacaktır. Çünkü uğruna propaganda ve savaş yapılacak bir din olmayacaktır...

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.