Çin`in Uzay Yarışındaki Başarı Hikayesi

Paylaşmak için:

Uzay Gücüne Giden Yolda, Çin

Orta Krallık, büyük oranda kendi uzay programlarına yatırım yapıyor ve bilim şimdi de bundan istifade ediyor.

Pekin’in eteklerinde Ulusal Uzay Bilim Merkezi, zamanın önünde gibi görünüyor. Uzay Bilimleri Çin Akademisi (CAS) yepyeni bir proje ile yine dünya gündeminde.Dünyanın ilk röntgen teleskobu projesi için start verdi ve Çinli bilim insanları başlamak için sabırsızlanıyor.

Çin Bilimler Akademisi Genel Müdürü Wu Li ile röportaj yapmak için gidilen CAS binasında, binanın yeni olmasından dolayı, boya kokusu ve duvarlarda çalışanları motive etmek için , örneğin “Vicdani ve Dikkati yanınızdan eksik etmeyin.” , “Kendine, başarısız oldum demeden önce, 10 bin kere hatanı kontrol ettin mi?” gibi özlü sözlerin yazıyor olması, dikkati çekiyor. Ülkenin bilime katkıları ile ilgili bir video, dev bir ekranda gösteriliyor. Röportajın yapıldığı gün, bir devlet televizyonu ekibi “Çin’in hızlı yükselişi” ile ilgili bir belgesel için birçok kamera ve film malzemesi ile orada olsa da, mühendisler yine de işlerinin başında, bilgisayar ekranlarında yoğunlaşmış bir vaziyette, disiplin ile çalışıyorlardı..

Genel müdür Wu Ji başkanlığındaki CAS,19.4 hektar ve 914 milyon yuan (yaklaşık 115 milyon Euro) Çin’in uzay keşif için yapılmış en pahalı kampüsü. Wu Ji`nun başarısı tartışılmaz. Eğer, Son yıllarda Çin uyduları yörüngelerinde başarıyla görev yapıyorlarsa, uzaya giden astronotlar sağlıklı bir şekilde geri geldilerse ve son yıllarda aya uzay aracı göndermiş ve bilime katkıda bulunulmuşsa bu Çin bilim insanları ile koordineli çalışan Wu Ji`nin sayesindedir.. Wu gururla “Uzay araştırmalarının yeni üyeleriyiz. Uzay araştırmalarına yeni katılan insanlarız, daha çok yol almamız gerekli” diyor.

Çin bu alanda liderliği ele geçirmek için çok şey yapıyor.

2013 yılında, Chang’e-3, ayda bir gezici ile, bir 1.2 tonluk uzay aracı indirdi. Benzer çözünürlükte radar zemin delici kullanarak, ay yüzeyini ölçtü. Eylül 2016’da, Çin’in en yeni uzay laboratuvarını kurarak, bir düzineden fazla bilimsel cihazla birlikte uzaya çıktı. Ayrıca, farklı misyonları olan 4 uzay aracını ve en önemlisi de kuantum iletişimi için öncü deneyler yapacak şekilde, bir uzay aracını, son iki yıl içinde yörüngeye gönderdi.

CAS ve diğer Çin organizasyonlarının bu gayreti ülkenin sınırlarının ötesinde de takip edilmektedir. Johann-Dietrich Wörner, Paris’te Avrupa Uzay Ajansı (ESA) Genel Müdürü “Çin’in uzay programının, bilimsel keşifte, son derece dinamik ve yenilikçi” olduğunu söyledi. Ay`da toprak numunelerinin çıkarılmasına ek olarak, önümüzde merakla beklenen emisyonlar arasında uzay havası ile ilgili projede ve karanlık madde ve kara delikleri incelemek için öncü bir misyonu CAS ESA ortaklığında ayrıca devam etmektedir.

Ancak bu kadar çok ve çeşitli çabalara rağmen Çinli bilim insanları, uluslarının uzay araştırmalarının geleceğinden endişe duyuyorlar. Çin, çoğunlukla uluslararası alanda işbirliği yapsa da ABD ile rekabet eder; çünkü Amerikan yasası, NASA`nın, Çin ile işbirliiğini yasaklar. Buna ek olarak, Çin hükümeti uzay araştırması için stratejik bir plana sahip değil ve hükümette uzun vadeli mali destek sözü vermiyor. Li, “Soru, şu ana kadar Çin’in bugüne kadar ne kadar başarılı olduğunu değil, ne kadar süreceği olduğunu” söyledi.

Uzay araştırmalarına Çin nasıl başladı?

Çin’in uzay çağına girmesi “Yeşil Doğu” yurtsever şarkıyla başladı. Akabilin de, 1970 yılında düşük bir Dünya yörüngesine, Çin ilk uydusunu gönderdi ama uzayda varlığı ve prestij sahibi olma yönünde gerçek bir ilerleme Shenzhou-1, insansız bir test kapsülünü, 1976 yılında Kültür Devrimi sona ermesinin ardından uzaya göndermesi ile yaptı. Kısacası, uzay kapsülünün bu başarısı, Çin halkı, merkezli uzay programının başlangıcını işaret eden ilk gerçek kilometre taşıydı. O zamandan beri, Çin ulusu, yörüngeye Çinli astronotların konuşlandırılması ve iki uzay laboratuvarlarının başlatılması dahil, çok sayıda başarı elde etti.

“Çin’in uzay programı kısa bir süre muazzam bir ilerleme sahip olduğu” demeçleri artık Amerikalı bilim insanlarının röportajlarında yer almaya başladı.Çin Bilim Uzay Ajansı (Çin Ulusal Uzay İdaresi, CNSA) ve Gezegen Araştırma kuruluşları, aynı zamanda insanlı uzay uçuşları konusunda Çin`de ayrı bir Bakanlık açıldı.

Şuan ülkede, son derece gelişmiş uzay araştırma laboratuvarlarının yani sıra, atom saati ve gama radyasyonu, üç milyon avroluk POLAR dedektör dahil bilim cihazları, bütün bir dizi yüksek enerjili radyasyon dalgaları ile ilgili gelişmiş aletler mevcuttur.

Çin için, ilk ay gezileri 2007 ve 2010’da başladı; ancak bunlar daha çok bir teknoloji gösterisi ve daha az bilimsel görevli idi. Bu durum Chang’e-3 ile değişti. Çin’in misyonu, Ay üzerinde ve daha önce hiç yakından araştırılmamış bir bölgede yumuşak iniş yapmaktı.Başarıya ulaşan bu misyondaki radar ölçümleri ve jeokimyasal analizler, sadece iki milyar yıl önce meydana gelmiş olabilecek, karmaşık bir volkanik patlama öyküsünü ortaya çıkardı. “Misyon ayın geçmiş ve derin yapısı hakkında bilgi eksikliklerimizi gidermeye kapatmak için bir hayli katkıda bulundu.

Elde edilen sonuçlar, diğer ülkelerdeki bütün bilim insanlarının dikkatini çekti ve bir araya gelmelerini sağladı. Aralık 2017`de, ay sondası olarak görev yapacak Chang’e-5 ile volkanik dağ Mons Rümker`cıvarına iniş yapılacak. Bu daha genç volkanik kayanın ve çevresinden gelecek örnekler Ay araştırmasında önemli bilgiler verecek.

Çin bilim insanlarının sadece 5 yıllık finansmanı var. Peki sonra?

Çin uzay biliminin başarıları da CAS’ın gayretlerinden kaynaklanmaktadır. Uzun yıllardan beri, üyeleri Çin hükümetini bilimseli misyonlara odaklanmaya ikna etmeye çalışıyorlar. Nihayet 2011 yılında başlayan ve dört araştırma uydularının geliştirilmesi için yaklaşık 430 milyon avro katkı ile “stratejik beş yıllık öncelik programının” onayı ile ödüllendirildiler.

Bu projelerden biri olan Uzay Ölçeğinde Kuantum Deneyleri (QUESS), erken sonuçlar elde etti ve dünya çapında dikkat çekti. İlişkili uzay aracı, Ağustos 2016’da fırlatıldı ve iki geniş aralıklı kuantum parçacıklarındaki dolaşma olgusunu araştırdı. 144 kilometrelik bir önceki rekoru aşarak – Eylül 2017 yılında, araştırmacılar yaklaşık 1200 kilometrelik iki ayrı uzaktaki zemin istasyonlarına, dolaşık foton çifti göndermek için uyduları kullanıldılar.

Araştırmacılar ayrıca Avusturya (Graz şehri) ve Pekin’de arasında bir kuantum iletişim kanalı kurmanın yollarını aradı. Hedef, şifrelenmiş bilgileri bir fotonik kuantum durumunda iletmektir. Bilim ve CAS Teknoloji ve Misyon Şefi Çin Üniversitesi’nden fizikçi Pan Jian-Wei “Eğer başarırlarsa, küresel kuantum iletişim ağı artık bilim kurgu olmaktan çıkacak.” açıklamasını yaptı.

Karanlık madde parçacıklarının yakalanması ve Kuantum Fenomeni projeleri, CAS araştırması için maddi kaynak sağlanmadan hemen önce başladı. Wu dahil araştırmacılar daha sonra Çin hükümeti son zamanlarda uygulanan araştırmayı tercih ettikleri için daha fazla destek için mücadele etmek zorunda kaldılar. Bu nedenle, 2016 yılı yoğun bir lobicilik ile bu iki projenin, neredeyse tamamı bütçe içine alındı, hükümet sonuçta CAS’ın önümüzdeki beş yıl için alan araştırması için ek olarak yaklaşık 620 milyon avro sağladı. “Bu bir kavgaydı ama başardık,” diyor Wu. Yeni proje nihayet 2017 yılında başladı ve Güneşe. bir uzay aracı göndermek dahil, 2020’ler için planlanan projelere finans sağlamış oldular.

CNSA ve Çin Uzay Ajansı da uzay araştırmaları konusundaki çabalarını hızlandırdı. Enhanced Röntgen Zamanlama ve Polarimetri (ExtP), CNSA. Projesine başlama 2025 yılı için planlanıyor; 20 ülkeden yüzlerce bilim adamı katılıyor ve finansmana Avrupa ortakları da katılıyor. Amaç, nesneyi uzayda, örneğin nötron yıldızları ya da kara delikler çevresindeki nesneleri, bulundukları aşırı yoğunlukta, yer çekimi ve manyetizma koşulların altında incelemektir.

İnsanlı Uzay Uçuşu Bakanlığı, araştırma projeleri hızlandı. Bu kadar olumlu gelişmeye rağmen bilim insanları yine de endişeli. Örneğin normalden 15 kat daha duyarlı kara madde dedektörünün, uzay istasyona 2022 yılına kadar yüklenmesi düşünülüyor. Buna ek olarak, uzay istasyonunun yanında, 600 milyondan fazla avroluk pahalı bir optik teleskop planlanıyor. Hubble teleskobundan 300 kat fazla görüş alanı ile, veri toplamak gerekir; bu sayede karanlık madde ve karanlık enerji incelenebilir. Bu teleskobu yapabilir. Gezegenleri arama ayrıca bir proje. Fakat bakanlık bu konularda bütçe vermedi.

Bu tür projelerde dikkati çeken, CAS ve diğer Çin uzay ajansları arasında daha yakın bir işbirliği olduğunu bariz bir şekilde görülüyor. Çin’in uzay programı özgüven kazanmış ve ulusal sınırları aşarak kendini gösteriyor. Çinli bilim insanları da uluslararası meslektaşlarıyla daha fazla ilgileniyor ve küçük ölçekli ortaklıklar yoluyla ilişkilerini geliştiriyorlar.

Çin’in Avrupa ile ilişkileri,

CAS liderliğindeki önemli misyonların çoğu Avrupa ortaklarıyla birlikte yürütülmekte ve her iki taraftaki araştırmacılar tarafından başlatılmaktadır. ESA, artan alan gücü ile en üst düzeyde işbirliği kurabileceğini söylüyor. 2015 yılının başında, ESA ve CAS, uzay bilimi misyonları için teklif çağrısında bulundu. 44 milyon Euro ile destekleyecek projenin Güneş Rüzgar Manyetosferiniz İyonosfer Bağlantısı, araştırılacak..

Zaten on yıldan fazladır, ESA, Çinli bilim adamları ile işbirliği yapıyor. ESA koordinasyonu stratejik planlama başkanı Fabio Favata “Bu güven ve köprüler birbirlerini daha iyi anlamak için oluşturulmalıdır. Bu umutla geleceğe önünü açacak, daha büyük ölçekli işbirliği şarttır” açıklamasında bulundu. ABD ise Çin ile çalışmıyor.

Yukarıda belirtildiği gibi, Amerika Birleşik Devletleri Çin’in işbirliği ortakları listesinde bulunamıyor. Çin, geçmişte NASA’ya sürekli olarak önemli bilgiler sağladığı halde, 2011 yılında kabul edilen ABD yasalarına göre, Çin ile bu tür bir işbirliği NASA için yasaklanmıştı. Sonuç olarak, AMS’nin Birleşik Devletler, Çin ve diğer ülkeler arasında geçmişte yapılmış bir işbirliği ürünü olsa bile, Çin, Uluslararası Uzay İstasyonu’nu (ISS) kullanımından dışlanmaktadır.

NASA temsilcileri ve Çin örgütleri düzenli olarak karşılıklı, birbirlerini ziyarete devam etmesine rağmen resmi işbirliği mümkün değildir.

Çin’in uzay geçmişi

Bu arada, Çin’in uzay araştırmacıları, hükümetlerini geleceğe yatırım yapma konusundaki önemini anlatıp, ikna etmeye çalışıyorlar. Zhang, eXTP uydusu da dahil olmak üzere çeşitli astrofiziksel misyonların lideridir. Şuan ki mevcut durumu “bir sonraki yemeklerin nereden geldiğini bilmemek” anlamına gelen “zhaobu baoxi” olarak açıklıyor. “Önümüzdeki beş yıl için finans aldık ancak kimse bundan sonra ne olacağını bilmiyor” dedi.

Öncelik, bilimsel çalışmalardan ziyade teknolojinin performansı ve ilerlemesi olmaya devam etmektedir. Çin uzay istasyonu yaklaşık on iki milyar avroluk bir bütçeye sahip. Bununla birlikte, Çin Başkana Xi Jinping, Çin’in ulusal alan laboratuvarından bu bağlamda bahsetse bile, bilimsel ekipmanın geliştirilmesi için özel bir finans vermemektedir. Genel Müdür Wu Ji, enstitünün eksikliklerini biliyor ancak yine de iyimser bir şekilde geleceğe bakıyor. Masanın arkasındaki deri koltuğunda oturur vaziyette, raflarda ki uydu modellerini bakarak, “Şimdiye kadar her şey çok iyi gitti. Karamsar olup, kollarımızı birleştirerek, bir gecede kötü değişecek şeyleri bekleyemeyiz. Yola devam.” dedi.

Özgün Çeviri: İnanç Kaya

Kaynak: http://www.spektrum.de/news/china-auf-dem-weg-zur-weltraummacht/1512171


Paylaşmak için:

Ateistler Çağı

Ateistler Çağı insanlığın ve vicdanın yükselişe geçeceği çağ olacaktır. Çünkü uğruna propaganda ve savaş yapılacak bir din olmayacaktır...

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.