DUA ve DEVLET AKLI

Paylaşmak için:

Devletler arası ilişkilerde sonsuza kadar, kan kardeşliği düzeyinde bir anlaşma ya da iş birliği olmaz, olamaz.

Bu anlamda her devlet kendi çıkarı doğrultusunda hareket eder, etmelidir demekte çok yanlış ve çirkindir. Doğrusu; sömürü dürtülerinden arınmış, halkların kardeşliği adına bilgi, birikim, teknoloji ve maddi imkanların eşitlenmesidir.

Çünkü sadece menfi çıkarlara dayalı iki devlet ilişkisi, bölgeye ortak diğer devletlerin, haklarının çalınması veya gaspı anlamına gelir.

Bu minvalde ülkemiz NATO’ya girdiği ve ABD’ne müttefikimiz dediği günden bu güne, maddi ve manevi olarak çok ağır bedeller ödemek zorunda bırakılmıştır.

Şimdi ise ülkemiz çok keskin bir virajın içinde, bir üçüncü seçeneği olmayan, bir ikilemin içerisindedir.

NATO – ABD ve AB mi, yoksa Avrasya bloğu İran, Çin ve Rusya mı?

Ya da sadece ve sadece Türk – Kürt – Laz vb olarak Araplaşmak mı?

Biliyoruz ki, çoğu liberal NATO ve batıda kalalım ama doğumuz ile de dengeli ilişkilerimizi devam ettirelim diyecekler.

Çoğu da dualara sarılıp, Allah hakkımızda en hayırlı olanı verir avuntularına yatacak. Almasını bilmeyene, hiç kimse bir zırnık dahi vermez, kimse de kusura bakmasın.

Bunlar bana göre yerli iş birlikçiliği popülist kılma girişiminin, dinsel ve parasal taktiklerinden başkaca bir şey değildir.

Çünkü onlarca yıl aynı yanlışları yaparak, farklı ve daha iyi sonuç almayı beklemek, ahmaklığın daniskasıdır.

Ülkemiz bulunduğu coğrafya ve jeopolitik konumu itibarı ile hem batı, hem de doğu için çok önemli ve de vazgeçilmezdir.

Böylesi bir gerçeklik ortada iken, bunları birer fırsata dönüştürüp, kendimiz ve diğer bölge halkları adına akılcı bir şekilde de kullanmalıyız.

İster denizden, ister karadan olsun, batının sanayi, ticari malları ile doğunun petrol, doğal gaz ve diğer mamulleri, bizim ülkemiz üzerinden taşınmak zorundadır.

Bir de bu tür uzun vadeli ticari ilişkilerin güvenliğini sağlayacak bir de güçlü ülke gereklidir.

Sıkıntılı bir dönemi aşma kaygıları nedeniyle duygusal davranarak, elde kupa floşu var iken pas geçmek, kendimiz ile birlikte, diğer bölge halklarının batının talanına açmak manasına gelecektir.

Aslında TC’nin önünde böyle tarihi bir fırsat var. İster NATO, ister ABD tehdit etsin, Rusya ile yapılan S400 füze anlaşması acilen yerine getirilmelidir. Diğer ülkelerle de benzeri anlaşmalar hızla devreye konulmalıdır.

Benim bu önermem, asla ve asla Çincilik veya Rusyacılık değil, emperyalist batıya ders vermek ve haddini bildirme amacından başka bir değerlendirme değildir.

Varsayalım ki, NATO’dan kovar size şunları, bunları yaparız, her tür ambargo ile tepenize çökeriz diye tehditler savurdular.

Zaten onlarca yıldır, buldukları her bir fırsatta bunları yapmadılar mı?

Ama işin en kötüsü böyle bir fırsat ele geçmiş iken, bunu kendimiz ve bölge halklarının lehine çevirecek bir iradeye, bir iktidara sahip değiliz.

Tarımı çökertmiş..

Sanayisini uluslar arası çetelere pazarlamış..

Her tür teknolojide o batıya bağımlı kalmış..

Hayvancılığını sıfırlamış..

Daha da beteri; tonlarca kirli – akçeli ilişki belgelerini onlara kaptırmış, halktan çaldıkları paraları götürüp, o batının kasalarına emanet etmiş, bir iktidar ile bunlar tabi ki becerilemez.

Sonuç olarak, AKP nedeniyle hem vahşi batıdan, hem de despot doğudan şamar yemeye devam edeceğiz.

2019 yılı bu halk için kaçırılmayacak en son fırsattır, bakalım millet bunu değerlendirebilecek mi?

Umudumuz daim olsun.


Paylaşmak için:

İmgelerin Sisi

Ateistler Çağı insanlığın ve vicdanın yükselişe geçeceği çağ olacaktır. Çünkü uğruna propaganda ve savaş yapılacak bir din olmayacaktır...

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.