Güncellendik!

Paylaşmak için:

İlahi denen dine ait bir kitap ve onun buyrukları, birileri istedi diye her hangi bir işleme, güncellemeye tabi tutulamaz (!)

Çünkü Allah’a ait olduğu söylenen bir kitaba, dışarıdan yapılacak bu tür insani müdahale, güncelleme değil, bilineni – inanılmış olanı, başkalaştırma veya değiştirme olur.

Sözsel varlığı 1400 yıla sarkan, yazılı metin külliyatı olarak da 1000 yıl civarı bir geçmişi olan, bu dinin ve kitabının, bu gün dünya genelinde ortalama 1,5 milyar inananı var.

Ben söyledim, ben güncelledim demek ile birçok ulus içinde ki inancı ve uygulamasını, nasıl ortadan kaldıracaksınız?

Başka inançları kan, gözyaşı, savaş ve ‘’haçlı zihniyeti’’ üzerinden çatır-çatır eleştirirken, kendi dinlerinin 1000 yıllık pratiğine, gözlerini ve zihinlerini kapayanlar, ne samimi nede gerçekçi olabilirler.

Bu şaklabanların yapmaya çalıştıkları, günü kurtarmaya yönelik, takiyecilik ve soytarılıktan başka bir şey değildir.

Bu ‘’güncelleme’’ safsatasına sadece ve sadece Kadınlar üzerinden bakacak olur isek;

Evlenme, boşama (3X9) miras işleri, kadının tarla görülmesi, dövülmesinin bile bir ibadet sayılması ile hukuki şahitlik durumları açısından erkeğe göre, geri zekalı yerine konmalarını, o güncelleme ortadan kaldıracak mı?

Ya da Zeyd’in karısı Zeynep, kocasına geri dönebilecek mi?

İnsanları derin düşüncelere sevk etme yerine, güldürmekten karın ağrılarına sürükleyen onca çelişkisi;

Savaşı ve ganimetçiliği mubah sayması;

En hakiki ve en doğru din benim dayatması;

İnsan ticaretine (kölecilik) yeşil ışık yakması;

Kendisini sorgulayanları, cebir ve şiddete başvurarak tehdit etmesini, nasıl güncelleyeceksiniz beyler?

İster ideolojiler olsun, ister bu dinin toplumlara gün yaşamında yön veren özelliği olsun, bunlar dönemsel veya tarihsel pratikleri üzerinden sorgulanır.

Onlar kitaba uymuyorlar, onlar gerçek Müslüman değiller diyerek, milyarlarca insanı ilgilendiren gerçeği yok sayamaz, üzerini örtemezsiniz beyler (!)

İşinize gelen her bir ortamda sizler, ideolojilerin pratiklerini, insafsızca sorgularken, kendi tarihsel pratiğinizi hangi çekince veya korku ile sorgulamaya kapatıyorsunuz?

Yoksa bu günkü akıllara yatmayan, uymayan akıl dışıcılık, kitabınızın ana hatlarını oluşturduğu için mi minder dışına kaçmaktasınız?

Kaldı ki bütün ideolojiler, birer insan yazmalarıdır. İhtiyaç hasıl olduğunda yenilenir, güncellenir ve geliştirilir. İdeolojik dokümanların değişmezlik iddiaları da yoktur, hafızlar.

Kendisini her tür insani eleştiriye kapatan bir Allah, düşünen ve irdeleyen bir beyni nasıl ikna edecek veya onun güvenini nasıl kazanacak?

Bu çıkmazlarınıza aklı ermeye başlayan, kanaat önderleriniz, akademik camianız dan bazı insanlar, toplum içerisinde deistliğin ve ardından ateistliğin hızla arttığını söylemekteler.

Hatta bunlardan bazıları bu oranın % 40 civarlarını yakın bir gelecekte aşacağını söylemekteler.

Bu eksikli ama doğru tespitleri, halk üzerinde ki beslenme kapılarını kilitleyeceği için o kişileri paniğe ve korkuya sürüklemeye başlamış. Bunun önünü kesebilme adına da o güncelleme işine soyunacaksanız eğer;

Önce kendilerini, kendinizi ve şu şehirlerin sokaklarında turşu bidonu gibi dolaşan müritlerin, giysilerini, o Arap kılıklı tiplerini güncelleme ile işe başlamalısınız hafızlar.

En nihayetinde bakın, eğer o tür güncellemelerde kurtarmayacaksa eğer, dini tümden tedavülden kaldırın.

Ondan sonra da emeğin – alın terinin, hak ve adaletin yanında yerinizi alır, o kan emicilerden hesap sormaya başlarsınız.

Buyurun size güncelleme…


Paylaşmak için:

İmgelerin Sisi

Ateistler Çağı insanlığın ve vicdanın yükselişe geçeceği çağ olacaktır. Çünkü uğruna propaganda ve savaş yapılacak bir din olmayacaktır...

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.