İsrail Analizi

Paylaşmak için:

Cuma namazları çıkışında İsrail bayrakları yakılır, Filistin’e özgürlük sloganları atılırdı, şimdi portakal bıçaklamak,kola şişelerine işemek moda oldu.

Kadınların baş örtüsü ile başlayan özgürlük süreci ise, bedenleri geçelim, zihinleri örter iken, din mekteplerinde, vakıflar ve yurtları ile camilere kadar sirayet eden çocuk –kadın ırzına geçme ile 9 yaşında çocuk gelin etme dönemecine de girdik.

Bazı resmi işlerde İsrail’e beddua yağdıranlar, açıktan Yahudi cesaret madalyasına layık görülebiliyor. Musa’nın asası ile Davut’un yıldızı altında ki gizli odalarda ise, ülkenin bütün kültür tohumları imha edilerek, tarım İsrail’in yavşak tohumlarına esir ediliyor.

Şunu çok net anlamalıyız !

İsrail bölgede Amerika’nın Ortadoğu karakolu gibi gözükse de aslın da bu İsrail bütün küresel çetelerin varlıkları ve devamlılıklarının ana sigortasıdır.

Nasıl mı?

Afrika’nın kuzeyinden İran ve Türkiye’yi de içine alan ve Pakistan, Afganistan gibi bölgenin dışında olan ülkelere bakalım. Bizde ki büyük bir ilçe etmeyen devletler var.

Bu ülkelerin tümünün halkları aç, sefil yaşar iken, kendilerine karşı ya da İsrail’e karşı sürekli silahlanıyorlar.

Yani en basit deyim ile birkaç farklı hücre yapı bile kendilerine tehdit oluşturan bir oluşumu ortaklaşa ortadan kaldırmanın iş birliği içine girerler. Müslümanlarda bu olmadığı gibi her geçen gün kendi aralarında ki uçurumların derinliği artıyor.

İsrail bölgede karabasanlık rolünü üstlenmese, bu dünyada silah sanayi diye bir şey kalmaz.

Dünya ticaret anlayışın da on bin liralık bir işte bile komisyon ödeme gerçekliği var iken, İsrail kendi kitabı Tevrat’a uyuyor mu acaba?

On emrin en sonuncusu budur.

10. Hiç kimsenin evine, barkına, karısına, hizmetçisine, öküzüne, eşeğine velhasıl sana ait olmayan bir şeye göz dikmeyeceksin.

Ama bana göre bu emir ve diğer dokuzu bölge halkları ya da komşu ülkelerle alakalı bir durum değil, kendi dini iç hukuklarının bir yasasıdır.

Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Dünya devlerinin çoğunun siyasi varlığı ile dev silah şirketlerinin ayakta durabilmelerinin güvencesi İsrail’dir.

Bölge ve bölge dışı ülkelere silah pazarlayan her devlet, komisyon anlamında siyasi, manevi ve maddi haraç vermek zorundadırlar.

İkinci dünya harbi sonunda durulan, kendi içsel araştırmalarına dönen silah sanayisinin, İsrail’in kuruluşu 1948’den sonra telaffuzu zor paraların savruştuğu bir sürece girmesi bir tesadüf müdür acaba?

İsrail’in komisyon ya da haraç almasını kolaylaştıran işlerden birisi de şehirlerin alt ve üst yapılarının yeniden inşa edilmesi ile savaşların ortaya çıkardığı korkunç sağlık giderleridir.

İşte demirinden, çimentosuna, bir şehrin yeniden inşasında akla gelecek ne varsa, dünyanın farklı yerlerinde bu işletmelerin başında çokça İsrail sermayesi de vardır.

Ne zaman akıllanacaksınız ey Müminler, burada dönen paraların bağlantılarını kurabiliyor musunuz?

Camilerini, kitap meallerini bile o, şu, bu diye ayıran, o haki ki değil, en doğrusu biziz diyen Müslümanlar, devrimcileşmedikleri sürece, evvela kendi iç efendilerin, sonra da dışarıda ki sahiplerinin uşağı olmaktan kurtulamazlar.

Ya devrimciliğin ipine sıkı, sıkı sarılacaksınız ya da bazı olayların ardında Cuma çıkışlarında bağırmayacaksınız.!

Hayırlı cumalar.


Paylaşmak için:

İmgelerin Sisi

Ateistler Çağı insanlığın ve vicdanın yükselişe geçeceği çağ olacaktır. Çünkü uğruna propaganda ve savaş yapılacak bir din olmayacaktır...

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.