Namus Elden Gitti mi?

Paylaşmak için:

Kudüs nasıl Müslümanların namusu olur?

Kuran kitabı Muhammed ile duyurulmaya başlandığında bölgenin bütün Arapları ile birlikte, Yahudi ve Hıristiyanlar da İslam’a davet ediliyordu. Zaten kuran kendi içerisinde bunu defalarca zikreder.

Bu yeni dine daveti duyan Yahudiler ise; Müslümanların önderlerine haklı olarak, namazlarınızı kılarken bizim kutsal mekanımıza karşı döndüğünüz halde bizim dinimizi kabul etmiş olursunuz. Hal böyle iken bizi niye İslam dinine zorluyorsunuz diye sorarlar.

Gerçekten de; Müslümanlar hicretten önce ve sonrasında da namazlarını kılarken, Kudüs’e Mescid-i Aksa yönelirlerdi.

Bu ikircikli duruma çok üzülen Allah bir toplu namaz kılma sırasında Muhammed’e şu ayeti indirir.

“(Ey Rasulüm, vahyin gelmesi için) yüzünün göğe doğru aranıp durduğunu görüyoruz. Bunun için seni razı olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram’a [Kâbe’ye] doğru çevir. Ne şekilde olursanız yine yüzlerinizi Kâbe tarafına döndürünüz.” (Bakara: 144)

Bu acil kodu ile gelen ayeti de Müslüman cenahın önde gelenleri veya teologları şu şekilde izah ederler.

Hz. Peygamber bu konuşmaları duyup üzülüyor ve Kâbe’ye doğru dönülmesini arzu ediyordu. İbn Sa’d bu hususta İbn Abbas’tan gelen şöyle bir rivayeti nakleder:

“Hz. Peygamber Medine’ye hicret edince on altı ay Kudüs’e doğru namaz kıldı. Fakat Kâbe’nin kıble olmasını çok arzu ediyordu. Cebrail (a.s.)’e şöyle dedi:

-Ya Cebrail, istiyor ve arzu ediyorum ki Allah benim yüzümü Yahudilerin kıblesinden çevirsin.

Hz. Peygamber’in bu arzusuna Cebrail (a.s.) şöyle cevap verdi:

-Ben sadece bir kulum. Sen Rabbine dua et ve ondan iste.

Rasûlullah (sav) da yine Kudüs’e doğru namaza durdu Ve başını semaya kaldırdı. Namazı henüz bitirmemişti ki şu ayet-i kerime nazil oldu:

Bu ayet gelir gelmez Peygamberimiz namazın içinde olduğu halde yüzünü Kâbe’ye doğru çevirdi.

Sanki adam namaz da değil de Hira mağarasın da vahiy nöbeti beklemekte gibi bir durum var.

EL-İNSAF YANİ..

Yahu namaz kılarken, namazı bizzat kıldıran İmam Muhammed’e nasıl vahiy gelir?

Hicretten önce ve sonra kullarının Mescid-i Aksaya doğru namazlarını kılmalarından pek hoşnut olan Allah, elemanları namaz da iken, küt diye fikir değiştirir mi?

Müslümanların bu gün öve, öve bitiremedikleri ve burayı İbrahim peygamber oğlu ile birlikte yaptılar dedikleri yer, kabe yani orası İslam dan evvel bir pagan tapınağıydı. Allah bölgede ki binaların tarihçesini de mi bilmez?

Bakara 144 ile Mescid-i Aksayı anında Mescid-i Harama çeviren Allah ise eğer, bu Müslümanlar ne yırtınırlar ki, Kudüs bizim namusumuzdur diye?

Bütün dinler ve Kuran dan evvel gelen peygamberler ile kitapları da İslam ise, Allah iki de bir kendi kutsal evini değiştirir mi?

Yahudiler o bakara 144 ile birleşmiş milletlere gider de aha da tapu diyerek, Kudüs bizimdir deseler, Müminler hayır bu ayet tapu olamaz, sonradan Kitaba eklenmiş, geçersizdir mi diyecekler?

Benim kafam karıştı, bizim akılları parlatacak Müslüman arıyoruz, arkadaşlar.


Paylaşmak için:

İmgelerin Sisi

Ateistler Çağı insanlığın ve vicdanın yükselişe geçeceği çağ olacaktır. Çünkü uğruna propaganda ve savaş yapılacak bir din olmayacaktır...

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.