Sanat – Devlet ve Toplum

Paylaşmak için:

Bizim gibi alkol, sigara, genel ev, kumar ve verginin de vergileri ile din görevlilerine, maaş veren ve yine o paracıklarla imam hatip okulları ve camiler yaptıran toplumlar da kim ne derse desin sanat inadına rasyonel ve bir o kadar da muhalif olmak zorundadır.

Sarayları, dini anlayışları ve bazı oligarşik yapıları ‘’hoş’’ etme veya yağlama adına çekilen diziler, filmler, yazılan şiirler veya kitaplar ile oynanan oyunlar, birer sanat değil, soytarılığın donsuz bedenden toplumun üzerine akmasıdır.

Bu girişten sonra, birde şu Sosyalistlerde ki toplum – sanat ilişkisine bakalım.

Marx ve Engels’in sanat, özellikle de edebiyat, üzerine dağınık yorumları, Marksist estetik, eleştiri ve sanat tarihi için ilk modeli oluşturdu. Marx ve Engels’in sanatı ele alış biçimi sistematik değildi ve referansları sanatın geleceğin komünist toplumundaki rolüydü.

Marksist estetik, 20. yüzyılda Marx ve Engels’in takipçileri tarafından, sanatın Marksist teorileri (ekonomi, politika, ideoloji, toplum) içeren bir şekilde açıklanmaya çalışılması sonucu geliştirildi.

Daha sonra Marksist teori ve pratiğe katkıda bulunan Lenin, Mao, Gramsci ve Althusser de sanat, kültür ve bunların devrimdeki rolü üzerine yazdılar.

Bu yazılar neo-Marksist estetisyenleri, eleştirmenleri ve sanat tarihçilerini de etkiledi. Marksist estetik, sanat eseri ve ekonomik yapı arasındaki ilişkiyi inceler.

Marksizm’e göre alt yapı, üst yapıyı belirler. Bu demektir ki bir toplumun ekonomik yapısı o toplumun sanatını belirler.

Dolayısıyla üstyapıyı anlayabilmek için, altyapıya bakmak gerekir; çünkü üstyapıdaki değişimler alt yapıdaki değişmelere bağlıdır. Üstyapı o toplumun egemen sınıfının çıkarlarını korumaya yöneliktir.

Ayrıca üstyapı toplumun egemen sınıfının ideolojisini yansıtır. Sanat da üst yapının bir parçası olduğuna göre egemen sınıfın çıkarlarına hizmet eder.

Plehanov, Marksist felsefe doğrultusunda; sanatın doğuşu, sınıf-sanat ilişkisi ve estetik haz, fayda meseleleri üzerine çalıştı. Ona göre sanatın kökeni iş, insanın üretim faaliyetleri ve yaşamla verdiği mücadeledir.

Plehanov, hem sosyal koşulların sanat eserini belirlediğini hem de sanatın kendine özgü bir bünyesi olduğunu belirtti ve sanatı propagandadan uzak tutmaya çalıştı. Marksist estetik’in başlıca araştırma temaları şunlardır;

  1. Sosyal ve tarihi bir kurum olarak sanat..
  2. Sanatın kökeni ve evrimi..
  3. Estetik duyumun kökeni ve gelişimi..
  4. Sanatın diyalektik teoriyle ilişkisi..
  5. Sanatın üretim, dağıtım ve tüketim ilişkisi..
  6. Ekonomik ve sosyal değişimlerin sanat için anlamı..
  7. Mekanik röprodüksiyon, fotoğraf gibi yeni teknolojilerin keşfinin sanat için anlamı..
  8. Form ve içerik arasındaki ilişki..
  9. Estetik nitelik ve beğeni yargısı..
  10. Farklı sosyal sınıflar ve ideolojilere göre bağıntısı..

Burjuva, sosyalist ve komünist toplumlarda sanatın ideolojik rolü ve politik mücadelesi..


Paylaşmak için:

İmgelerin Sisi

Ateistler Çağı insanlığın ve vicdanın yükselişe geçeceği çağ olacaktır. Çünkü uğruna propaganda ve savaş yapılacak bir din olmayacaktır...

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.