Savaş ve Ganimet

Paylaşmak için:

Bu günleri yaşayan insanlar olarak, sınırları ve isimleri ile bildiğimiz ülkelerin, geçmişte şiddetli – kanlı savaşlarla başka halkların elinden alınarak kurulmuş olduklarını hiç düşünmeyiz.

İnsan oğlunun ‘’fetih’’ diye tanımladığı olgu aslında bir işgal, bir ele geçirme veya piyasa deyimi ile gasptır. Fetih kelime anlamı itibariyle bir ülkeyi veya belli bölgelerini savaş yoluyla ele geçirmektir.

Bu tür gayri insani eylemler ele geçirilen halkları etnik ve inançsal açıdan asimile etmeyi de peşinden ortaya çıkarır.

Bu gün bu fetih konusunda Allah’ın insanları böyle işlerde yönlendirmesini ve sonuçlarını anlamaya çalışacağız.

Müslümanların kitabı Kuran da fetih diye 29 ayetten teşekkül eden bir sure var. Adı üzerinde sırf savaş ve savaş sonucu nelerin kazanılacağını anlatır.

Bu sureden bazı örnekler ile sorgulamaya başlayalım.

1 – Doğrusu biz sana apaçık bir fetih ihsân ettik.

2 – Böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar. Sana olan nimetini tamamlar ve seni doğru yola iletir.

3 – Ve sana Allah, şanlı bir zaferle yardım eder.

Sure bu şekilde başlar Allah bu sözleri Peygamberi Muhammed’e söylüyor. Bu fetih Yahudi ve Hıristiyanların yaşadıkları Mekke şehrine karşı olacaktır. Hani tüm dinler İslam idi?

Yahudi ve Hıristiyanların kitapların dan yeni bir Arap gelenekleri ile de süslenmiş din ve kitap ortaya çıkararak, eski inançlara bunu dayattığında elbet onlar bir tepki verecek ve hatta bunu yapanları şehirden kovalayacaklardır. Bu doğal bir tepki değil midir?

7 – Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

15 – Siz ganimetleri almak için gittiğinizde geri kalanlar: “Bırakın biz de arkanıza düşelim.” diyeceklerdir. Onlar, Allah’ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: Siz bizimle gelemeyeceksiniz. Allah daha önce böyle buyurmuştur. Onlar size: “Bizi kıskanıyorsunuz.” diyeceklerdir. Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.

19 – Allah onları elde edecekleri birçok ganimetlerle de mükâfatlandırdı. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

20 – Allah size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vaad etmiştir. Bunu size hemen vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir ki bu, müminlere bir işaret olsun ve Allah sizi doğru yola iletsin.

21 – Bundan başka sizin güç yetiremediğiniz, ama Allah’ın sizin için kuşattığı ganimetler de vardır. Allah her şeye kâdir dir.

27 – Andolsun ki Allah, elçisinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse siz güven içinde başlarınızı tıraş etmiş ve saçlarınızı kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram’a gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinizi bilir. İşte bundan önce size yakın bir fetih verdi.

Okuduğunuz gibi Allah yersel ve göksel orduları ile Arap savaşçılara baş komutanlık ederek Mekke şehrini ele geçirmeye gidiyor. Savaşacaklara da canlı – cansız her tür varlık ganimet gösterilerek, savaşma direncinin motive edildiğine tanık oluyoruz.

Ticaret kervanlarına saldırılardan tutun, yeni Arap dinine biat etmedikleri için kafirlik ve şirk ile suçlanarak, bölge halkları Allah tarafından ortadan kaldırılmak isteniyor.

Mallarına, kız, kadın ve çocuklarına birer ganimet gözüyle bakarak, şehirleri ile birlikte Arap halkının kılıç ve oklarına hedef yapan bir Allah görmekteyiz.

Tüm dinler benim diyen bir Allah önce gönderdiği dinleri son gönderdiğinin hırs ve zevki için yok etmeye kalkışır mı?

Her tür istismara ve vahşete açık olan böylesi işleri Allah organize etmiş olabilir mi?

Tüm dinlerin İslam olmadığını ve Araların ilahının diğerlerinden farklı olduğunu tine kendi kitaplarında ki şu son örnekten anlaya biliyoruz.

28 – Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen O’dur. Şahit olarak Allah yeter.

Gerçek bu kadar açık ve acı iken bütün Müslümanların tüm dinler İslam dır demelerini anlamak beyni kafa tasından söküp atmak gerek.

Merak edenler bu fetih suresinden vermediğim okuyabilirler. Toplamı 29 ayettir zaten. 29. Ayet baştan bu yana ki tespitlerimizi doğrular niteliktedir.

29 – Muhammed Allah’ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûa varırken secde ederken görürsün. Allah’tan lütuf ve rıza isterler. Yüzlerinde secdelerin izinden nişanları vardır. Bu, onların Tevrat’taki vasıflarıdır. İncil’deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ziraatçıların da hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir.

Farkında iseniz Araplar sanki önce Yahudi sonra da Hıristiyan olmuş gibi bir izlenim bırakmakta bu 29 ayet. Ama her nedense İncil kitabında ki temel öğreti olan ‘’düşmanlarınızı sevin’’ emrine Kuran hiç mi hiç yer vermez.

Ama sürekli tehditler savurarak, kendisine biat etmeyen bölge halklarını kafir olarak tanımlar ve onları yok etmekten büyük bir haz duyar.

Cennet, huri rüşveti ve ganimet zenginliği vaatleri ile halkları bir birlerine kırdıran bir Allah olur mu?


Paylaşmak için:

Ateistler Çağı

Ateistler Çağı insanlığın ve vicdanın yükselişe geçeceği çağ olacaktır. Çünkü uğruna propaganda ve savaş yapılacak bir din olmayacaktır...

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.