Sikkenın Başımıza Açtığı İşler

Paylaşmak için:

Bu gün insanlığın yaşamakta olduğu savaşların ana nedeni paradır. İster yer altı, ister yer üstü maddeleri olsun, sonunda hepsi bir para cinsine tekabül eder.

Eski çağlarda insanlık, mal değerini belirlemek ve ihtiyacı olan malı kendi malı ile değiştirmek için takas, trampa veya değiş tokuş gibi yöntemleri kullanmış.

O dönemlerde el veya tarım aletleri, savaş gereçleri, her tür bitki, meyve ve mahsül ile bazı madenler bu alış verişlerde para olarak kullanılırdı. Bu dünyanın her tarafında ki ala-vere birimi idi.

Öyle ki bir insan kendisine içmek için alacağı bir küp şarabın karşılığında, yanında kocaman bir inek dolaştırmak zorundaydı. Şarabı alacak, ineği verecek. Tabi bu çoğu zaman tam adaletli olmuyordu. Genel de takas için verenin zarar ettiği gerçeği insanoğlunu düşündürmeye başladı.

M.Ö 7.yy ilk yarısında bu gün Akdeniz bölgesi diye tanımladığımız batı Anadolu da kurulu olan Lydia krallığı tarafında basılan sikkeler dünya ekonomisine tarihsel bir değişimi kazandırmıştı.

Anadolu o dönemlerde tam teşekküllü bir devlet olmadığından, bu sikke buluşu ile açmış olduğu çığır ile dünyanın başkenti durumuna gelmişti. Tıpkı bu gün doların, dünya para birimi olmasının Amerika’ya bir ayrıcalık getirmesi gibi.

Üzerinde kurulan yüzlerce medeniyet ile insanlık tarihine yön vermiş olan bu topraklar, hiçbir dönemde o insanlıktan hak ettiği değeri görmediği de bir gerçektir.

Daha sonra ki dönemlerde Hıristiyanlığın dış dünyaya yayılmasına gümrük kapıları görevini de yapan bu coğrafya, iler ki zamanlarda Osmanlının haraç merkez üssü haline getirilmiştir.

Osmanlının zevk-i sefa haremi olmaktan kurtulan bu topraklar, tüm dünya tarafından hayranlık ile izlenirken, bazılarınca da hüzün ve kin ile anılırken, bir kez daha tarihe yön vermişti.

Dikilen bir fide kocaman bir çınar olma yolunda iken, Osmanlı ve Arapçanın kurtçukları, o çınarının bedenine çöreklendiler.

Kurtçuklar çınarın özüne kadar indiler. 2. Osmanlıcılık, Arapçılık ile gerdeğe girerken, cumhuriyetin çivileri söküldü.

Bilime, araştırmalara yatırım yapan üniversiteler, mollaların elinde medrese eylenirken, alt eğitim kurumları imam yetiştirme yarışına girdiler.

Hal böyle olunca üretmeden tüketen bir ülke olup, çıktık. Nitelikli öğrenciler yerine, sisteme ve onun dış ortaklarına bedenini pazarlayan, ara elamanlar yetiştirmek çaba harcıyor ve bununla da övünüyoruz.

Dünya ekonomisini ve insanlık tarihini çok farklı noktalara taşıyan sikkenin bu topraklarda ortaya çıkması, dışımızda ki ülkelerde çığır açarken, bizde durum tersine işleyerek, çağın gerisine düşmemize neden olmuştur.

Böyle bir safsata durumu hiçbir bilim insanı açıklayamaz. Cumhuriyetin ilanı ile bayağı bir değer kazanan paramız, bu gün başka paraların fahişesi edilmiştir.

Sikkeyi dünya ticaret yaşamına kazandıran bu ülkenin, başka paraların gözünde bir fenik etmemesi hepimizin ayıbı değil midir?

Biz nerede yanlış yaptık?

Bu soruların yalın yanıtını bulduğumuz da ve toplum olarak, hak ettiğimiz o ağır bedeli ödedikten sonra, sikke ile para arasında ki farkı da öğrenmiş olacağız.Hainler adına sikke – demir para değil, ihanetlerini dünyaya ifşa eden mahkeme kararları basılır.

Bir an evvel o günleri görmemiz dileğiyle, paranın aşkından uzak, memleket sevdasında buluşmamız umuduyla..


Paylaşmak için:

İmgelerin Sisi

Ateistler Çağı insanlığın ve vicdanın yükselişe geçeceği çağ olacaktır. Çünkü uğruna propaganda ve savaş yapılacak bir din olmayacaktır...

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.