Sosyolojik Patoloji

Paylaşmak için:

İnsanlık tarihinde evrimleşme gibi süreçler, uzun bir zaman dilimi alırken, insanlığın bazı durumlar karşısında ki değişimi çok kısa anlara denk düşebilir.

Bu hızlı değişime bir örnek vermemiz gerekir ise; mesela bir dinin bir iki yıl içerisinde çok farklı toplum inançlarını ortadan kaldırıp, onların yerine geçtiğini gösterebiliriz.

Yazının altında verdiğim fotoğrafa bakıldığın da böyle bir zihniyetin hiç aralıksız nasıl iktidarda kaldığını izah etmek imkansız gibi durmaktadır.

Kimse burada bir partiyi (CHP) övmek amacıyla yazdığımı falan sanmasın. Benim burada amaçladığım veya dikkat çekmek istediğim husus, ülkemizin sosyolojik algısına çöreklenen patolojik tümördür.

İki parti var karşımızda, birisi toplumun tüm katmanlarının ekonomik refahı için önergeler veriyor, diğeri bunları reddediyor.

Halkın refah düzeyinin iyileşmesi için önergeler veren parti, aynı halkta % 25 civarın da bir karşılık bulurken, halkın kendi iyiliğini reddeden parti, aynı halkta % 49 karşılık bulabiliyor.

Peki böylesi derin bir çarpıklığın ve halktan yana veya halka karşılığın bu kadar anlaşılır şekilde ortada olması gerçeği var iken, halka karşı olanların, büyük destek almasının, nedenleri ne olabilir?

Kapitalizme has, ister popülist politikalar isterse günün şartlarına göre uyarlanan fırsatçı (oportünist) politikalar olsun, burada egemen – hakim inancı kullanamayanların geriye düştüğü gerçeğini görüyoruz.

Ben yetkimi ve gücümü halktan almak istiyorum diyen partilerin, parti programların da ve tüzüklerinde SINIF bilincine ve onun dayanışmasına yer verilmiyorsa eğer; o parti yalancı bir düzen partisinden başkaca bir şey değildir.

Sistemin açmazlarını fırsat bilerek, yani oportünistlik yaparak, iktidarı kapmayı amaçlar iken, ezilen sınıfların daha da ezilmelerine de neden oluyorlar.

Dini kullanmasını bilmiyorsun, bir yerde Sait Nursi, bir başka yerde Pir Sultan, öte tarafta da İsa’nın kutsal kasesi ile şarap içmeye kalkışıyorsun.

Halkın oylarına sahip çıkamıyor, sandıklarda ve tepede YSK’na oyları çaldırıyorsun.

Din ticaretinde sıfırsın.

Dış politikada ki akılsızlık ve içerdeki ekonomik krizler üzerinden yürüyerek, sınıf temelli politikalar da üretemiyorsun.

Sen onu beceremez, bunu bilmez isen, toplumda ki bu din-mezhep hastalığı ile algısında ki patolojik ur nasıl tedavi edilecek?

Din – iman paradigması üzerinden adamlar hem toplumu geriye götürüyor, hem de bu işten deli para kazanıyor.

Sen bunları bile topluma anlayacağı bir dille anlatamıyorsun.

Eee televizyonlar onların, halka yeterince ulaşamıyoruz falan da demeyin.

Bu ülkede 81 vilayet var ise, indirin halkı sokaklara, günde 3-4 vilayeti de dolaşın.

Kıçlarınızı pahalı koltuklara gömerek, bu millete Twitter – Facebook siyaseti yapmayın.

2018 ve 2019 seçim yılları, beceremeyecekseniz eğer, şimdiden partinin kapısına asma kilidi vurup, iltihak edin şu Komünist partilerin birisine ya da hepsi ile birleşin.

Ne yahu bu sizden çektiğimiz?


Paylaşmak için:

İmgelerin Sisi

Ateistler Çağı insanlığın ve vicdanın yükselişe geçeceği çağ olacaktır. Çünkü uğruna propaganda ve savaş yapılacak bir din olmayacaktır...

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.